Hakan Demirkıran
Hakan'ı çocukluktan beri tanırım. İlkokulu ve orta biri beraber okuduk, lisede tekrar birleştik. Aşağı yukarı 12 yıllık bir arkadaşlığımız vardır. Futbolla alakası yoktur; onun spor dalları başta ralli olmak üzere yüzme, bilardo ve satrançtır. Arabalara çok meraklı olup çok iyi araba kullanır. Okulda ve derslerde yaptığı espriler her zaman bizim için bir gülünç kaynağı olmuştur. Yeri geldiği zaman tartışmalara giren ve karşısındaki kişi hakkında kötü bir şey düşünmeyen bir arkadaşımızdır. Gelelim en büyük özelliğine; resmen bir İbrahim Tatlıses sapığıdır! Hiç kimse onunla İbo hakkında tartışamaz. İbo'yu çok sever ve her zaman dinler. Başka insanlar müzik zevkini birçok sanatçıyla doldururken Hakan, müzik zevkini fullemek için sadece İbo'yu dinler. Tabii bunun dışında birkaç tane daha sanatçı dinler. Hakan'ın bu özelliğinden dolayı ona aramızda "İbo" diye hitap ederiz.
Sınıfımızda hareketleriyle dikkatleri üzerine çeken esprili ve futbolu sevmeyen bir arkadaşımızdır. Bilardoyu çok çok sever. Tam bir İbo'cudur, bundan dolayı aramızda ona "İbo" deriz.
Sınıfımızın ve arkadaşlarımızın babalarından biridir. Alüminyum ve metallere karşı çok ilgisi vardır (soyadından anlaşıldığı gibi). Ders sıralarında yaptığı esprilerle kahkaha krizlerine sokmuştur. TCDD Lokalinin değişmez adamıdır. Bir gün durgun, bir gün neşelidir. Ayrıca çok yardımseverdir, elinde olanı arkadaşlarından esirgemez. Hayatın boyunca mutluluk ve başarılar.
Hakan çok iyi bir insandır. O, dışarıdan hayatı umursamayan birisi gibi görünse de gerçekten hayat hakkında çok şeyler düşünür. Onun sevdiğim yönü ise yanındaki kızları korumasıdır (Yıvreem). Hepimiz onu seviyoruz. Sınıfımızın İbo'suna hayatında mutluluk ve başarılar diliyoruz.
