Sevinç Aytekin
Aristo "Gerçek arkadaşlık iki gövdede yaşayan bir ruh ve iki ruhla yaşayan bir gövdedir" der; sen benim en iyi arkadaşım değil, en iyi dostumsun. Arkadaşlığımız öyle kuvvetli ki yıkılmıyor, birbirimize öyle bağlıyız ki kimse aramıza giremiyor ve giremeyecek de. Canım benim, seninle yaşadığımız öyle güzel günler var ki hepsi her zaman hafızamda kalacak. Altı senelik arkadaşlığımız boyunca seninle hiç kavga etmedik; belki birbirimize kızdığımız olmuştur ama bunları birbirimize söyleyerek her zaman eksikliğimizi kapatmaya çalışmışızdır. Bu altı sene boyunca seni çok iyi tanıdığıma inanıyorum. Senin ne kadar eşsiz, candan ve iyi kalpli olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde. Çok renkli bir kişiliği olan, en ufak şeyden bile mutlu olabilecek bir yapıya sahipsin. Senin yanında her zaman taşıdığın bir şeyin var: Gülücüklerin. Bu yazılar ileride açıp okuduğumuzda hatırlamak içindir. Bizim böyle bir sorunumuz olmayacak; çünkü biz hiç ayrılmayacağız, benden hayatın boyunca kurtulamayacaksın. Gelip geçici yaşamda beni hiç yalnız bırakmadın. Anlayacağın sen benim için çok değerlisin. Bana ayrılan şu yerde seni anlatmama imkan yok. Sen öyle birisin ki, hayatım boyunca unutamayacağım...
Sevinç sayılı dostlarımdan biridir, ayrıca hocaların da biricik öğrencilerindendir. Her zaman buna hayret etmişimdir. Çünkü defterlerinde ders notlarından ziyade Efes Pilsen yazar. Yazılıya girmeden önce insan ya dua eder ya da bol kopya yazar değil mi? Sevinç Efes yazar. Bunlara rağmen dersleri iyidir. Her zaman sessiz durur ama onun bu haline aldanmayın. İlk bakışta ben de bu haline aldanmıştım ama sonradan ne fırlama olduğunu gördüm. Bu arkadaşıma içindeki yaşam heyecanının hiçbir zaman bitmemesini ve yüzündeki mutluluğun her zaman sürmesini dilerim.
Benim için yaptığın fedakarlıkları hiçbir zaman unutmayacağım. Nazlar ailesini ve beni hiç unutma.
